İmaj Çağında Müslümanca Yaşamak
ve Yeni Çağı İnşa Etmek
Müslüman Olma Sorumluluğu
Müslüman olmak bir kimliktir. Bu kimlik ve duruş hayatın her alanı ile ilişkilidir. Kişi kelime-i şehadeti söylediği andan itibaren Müslümandır. Müslüman olmak, sorumluluk sahibi olmaktır. Bu sorumluluk kendi isteği veya beğenisine göre değişen bir durum değildir. Müslüman ismini bize veren Rabbimizdir. Şöyle buyurmaktadır:
هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِمٖينَ
“ O size Müslümanlar ismini verdi “ (Hac,22/78)
Her Müslüman söz ve davranışlarında “Müslüman”olma kimliğine zarar verecek davranışlardan uzak durur ve kendini korur. Dinden çıkacak bir davranışa girmek Müslüman birisi için daha dünyada iken ateşe atılmak gibidir. Bu konuda peygamber Efendimiz (s.a) şöyle buyurmaktadır:
« ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا ، وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِى الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِى النَّارِ »
“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın tadına erer: Allah ve Resûlü"nü herkesten çok sevmek, sevdiği kişiyi sadece Allah için sevmek, imandan sonra küfre dönmekten, ateşe atılmaktan çekindiği gibi çekinmek.” (Buhârî, Îmân, 9)
Yaşadığımız Zaman Ve Problemleri
Her zaman diliminin kendine has zorlukları ve kolaylıkları vardır. Günümüzde teknoloji, iletişim ve sosyal medya çok mesafe kat etti. Bu durumun hayatımıza kazandırdığı kolaylıklar var. Ama aynı zamanda olduğundan farklı görünme, yanıltma, bağımlılık ve benzeri birçok problemleri de beraberinde getirdi.
Görsel medya, görünür olmak, reklam, kendini göstermek ve daha sayabileceğimiz birçok zamanımızın problemleri var. Müslümanın sorumlu olduğu farzlar vardır. Farzları yerine getirmek elbette reklam için değildir. Ama nafile ibadetler, kişinin aile ortamı, yemek sofrası ve benzeri hususlar ise özel alanıdır. Mesela umre ibadeti için yola çıkıldığında her adım niye sosyal medyada yayınlanır ki? Bir ibadetin duyurulması teşvik anlamında ise olabilir. Ama tavafın her anı niye sosyal medyada yayınlanır ki? İmaj mı? Algı mı? Reklam mı? Gibi birçok soru aklımıza geliyor.
İmaj çağı diye isimlendirilen bu dönemde Müslümanlar olarak dikkat etmemiz gereken bir takım temel kurallar olmalı. Şöyle ki;
- Mahremiyet: Kulun sınırlarını bilmesidir. Kendi bedenine karşı, annesi, kardeşi ve eşi gibi kendisine mahrem olmayanlara karşı davranışlarında dikkatlidir.
- Haramlar: haramlar yasak bölgedir. Haramların işlenmesinde nefsi gerekçelerin hiçbir geçerliliği yoktur.
- Günahların ifşası: Müslüman bir toplumda kabahatler gizli, ibadetler açıktan yapılır. Her toplumda hatalar ve yanlış yapan insanlar olacaktır. Ama günahların teşhiri ve reklamı yapılamaz.
- Kul hakkına girmek: Kul hakkına riayet her Müslümanın temel ölçüsüdür. Bu konu her Müslümanın üzerinde titrediği bir konudur. Tüyü bitmemiş yetim hakkı kavramı çok önemlidir.
- Kötü örnek olmak: Müslüman kötülüklerde örnek olmaz. Hem sözünde hem de davranışlarında iyi işler yapar ve söyler. Bir kötülük gördüğü zamanda gücü yeterse eliyle düzeltir. Yetmez ise diliyle düzeltmeye çalışır. Bu Nebevi bir düsturdur.
- İfsadın yayılmasına yardımcı olmak: Toplumda özellikle ahlaki değerlere karşı yapılan etkinlik veya çalışmalara hiçbir Müslüman yardımcı olmaz, olamaz. Her bir günah zulümdür. Her zulüm de hem işleyene hem de etrafına birden faza zarar verir. Rabbimiz şöyle buyuyor:
وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
“Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz! “ (Hûd, 11/113)
- Olumsuz konularda özentiyi artırmak: Her Müslüman iyiliklerin çoğalması için çalışır. Kötü bir iş yapan ve insanları bu yola teşvik eden kişi kendisine takip edenlerin sorumluluğunu da üstlenir (Müslim, İlim, 15)
- Nankörlüğü desteklemez: Şükür, Müslümanın temel şiarıdır. Her nimetin şükrü kendi cinsindendir, sözü çok önemlidir. Şükretmek sadece dilimizle “Şükür Yâ Rabbi” demekten ibaret değildir. Şükretmek, nimetin sahibini hatırlamak ve unutmamaktır. Nimetlere karşı sorumluluğunu yerine getirirken de yaratıcıyı unutmamaktır. Biz sebeplere sarılırız. Kul olarak üzerimize düşeni yaparız. Bu bizim görevimizdir. Ama kâinatın sahibi O’dur, rezzâk olan O’dur, yani Rabbimizdir.
Örnek Alınacak İnsan ve Nesil Kimdir?
Örnek alınacak kişi ve nesil bizim için açıktır. İnsan olarak her Müslüman için örnek alınacak tek kişi vardır. O da Allah Rasulü (s.a)dür. Kur'an-ı Kerim şöyle haber vermektedir:
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثٖيراًؕ
“İçinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır. “ (Ahzab, 33/21)
Başka insanların söyledikleri ve yaptıkları Efendimiz (s.a) ‘in söz ve davranışlarına uygun ise bizim için makbuldür.
Geleceği / Yeni Çağı İnşa Etmek
Yaşadığımız zamanın sorumluluğu vardır. Nefes alıp verdiğimiz topraklar, kullandığımız mekânlar ve ortaya koyduğumuz hayat anlayışı aynı zamanda bir sonraki nesle miras kalacaktır. Bu sebeple gelecek nesilleri de düşünmek zorundayız. Çünkü biz emanetçiyiz. Biz de var olanlar bize ait değildir. Biz emanetçiyiz. Bizden sonrakilere bırakacağız. Biz, bizden öncekilerin bize bıraktığı camiler için dua ediyoruz. Yaşadığımız güzel ahlaki değerler için büyüklerimize şükran borcumuz var. Aynı şekilde bizim de bizden sonrakilere neler bırakacağımız çok önemlidir.
Geleceği İnşa Etmek İçin
İnsan yaratılışı gereği geleceğe bakar. Yaz mevsiminde kışlık hazırlığı yapar. Gençliğinde çalışır ki, yaşlanınca başkasına muhtaç olmasın. Gelecekte yaşayacak olan nesiller için de hazırlık yapmalı, onlar için iyi ve güzel işler bırakmalıyız. Bu sebeple;
- Başta her anne baba çocuklarının rahat edeceği bir dünyalık hazırlar. Bu güzeldir. Ama bunu yaparken asla harama bulaşmamalıdır.
- Gelecek nesillerin iyi bir eğitim alması önemlidir.
- En başta âmentü esasları iyi öğretilmelidir.
- Nesillerin ibadetler buluşması için tedbir alınmalı ve çalışma yapılmalıdır.
- Ahlaki değerlerin hayat bulması için tedbir alınmalıdır.
- Kendi medeniyet değerlerimizin inşa ve ihyası için tedbir alınmalıdır. Gençlerin kendi yaşlarına uygun yapacağı ilim, kültür ve sanata dair çalışmaları için zemin hazırlanmalıdır.
- Kendi kültürümüze sahip çıkılmalı, manevi değerler öncelemelidir.
- Çocuklarımız insani ilişkilerde nasıl davranacağını yaşayarak göstermeliyiz. Özellikle bayramlar, bir yakınımızın vefatı ve düğünler gibi özel zamanlarda nasıl davranmaları gerektiği hususunda rehberlik etmeliyiz.
- Çevremize karşı duyarlı olmalıyız. Biz bir kötülük gördüğümüzde ona karşı tedbir almalı ve tavrımızı koymalıyız.




Kaleminize sağlık muhterem hocam